Tarama Kategorisi

İz-düşünü

9 gönderiler

Düşünmek, yalnızca zihinsel bir eylem değil, varlığın ve oluşun kendine dönerek kendini yoklamasıdır. İnsan, ne yalnızca bir beden ne de salt bir bilinçtir; o, anlam arayışının sürekliliğinde kendini inşa eden bir varlıktır. Burada, düşünmenin sınırlarında dolaşan, varlığın ne’liğine dair sezgisel soruları gündelik olanla, tarihsel olanla ve kişisel olanla buluşturarak soran bir bakış sunar. İz-düşünü, insan olmanın yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda etik, estetik ve ontolojik bir mesele olduğunu hatırlatır. Her kavrayış, her kırılma, her izin öznenin dünyada bıraktığı düşünsel bir yansıması olduğunu bilerek bir iz-düşüm ortaya çıkarır.

Daha Fazla

Mutlak Yokluğa Karşı Varoluşun En Saf Savunması

Ölümü gerçekten fark eden insanın kelimeleri değişir. Korkular, maskeler ve alışkanlıklar her şey değişir. Geriye yalnızca insanın en gerçek hâli ve o hâlin kâğıda düşen birkaç dürüst satırı kalır. Bu yazı, ölümün eşiğinde yazılan kelimelerin neden bu kadar arı, çıplak ve derine işleyen bir güce sahip olduğunu irdelemekte
Daha Fazla

Kazanmak mı, Güvenmek mi? Bir Oyun Teorisi Deneyi Tüm Dünyayı Nasıl Açıklayabilir?

Hayat bir oyundur, bu oyun tek hamlede değil, uzun bir çaba ve stratejiyle kazanılır. Oyun teorisinin meşhur mahkûm ikilemi problemi, bize aklın bazen sertlikte değil, ölçülü cömertlikte zirveye çıktığını hatırlatır. Gerçek kazanç, karşındakini yenmekte değil, kazanmanın şartlarını birlikte kurmakta gizlidir.
Daha Fazla

Çalınan Dikkat’e Dair

Bu dikkatsizlik çağında insanlığın yüzleşmek zorunda olduğu krizler, toplumsal adaletsizlikler ve teknolojik bağımlılık gibi sorunların çözümü dikkat ve odaklanma yetisinin yeniden kazanılmasını zorunlu kılıyor.